| Gebelikte kullanılan alkol abortus (düşük), ölü
doğum, bebekte gelişme geriliği, çeşitli baş-yüz gelişim kusurları ve
zeka geriliği gibi istenmeyen durumların oluşmasına neden
olabilmektedir. Amerika ve diğer bazı gelişmiş ülkelerde zeka
geriliğinin belirlenebilen en önemli nedeni anne adayının gebelikte
alkol kullanmasıdır. Bu ülkelerde anne adayları arasında alkolizmin
yaygınlığı ve bunun yarattığı sonuçlar ekonomik ve sosyal bir sorun
oluşturmuş durumdadır. Şu an için ülkemizde anne adayları arasında
alkol kullanımı yaygın değildir ve bunun böyle kalması toplumsal
sağlık açısından çok önemlidir. Gebelik döneminde kullanılan alkolün
bebekte istenmeyen durumlar oluşturması alınan alkol miktarı ile doğru
orantılıdır. Şu anda elimizde gebelikte alınabilecek en düşük alkol
miktarı ile ilgili bir veri olmadığından anne adaylarına bu konudaki
önerimiz gebeliğin planlandığı andan gebeliğin sonuna kadar alkol
kullanmamalarıdır.
Halihazırda alkol kullanmakta olan anne adaylarının da hemen şimdi
alkolü bırakmaları bebeklerinin alkolden etkilenme riskini mutlaka
azaltacaktır. Alkol alımı hakkında genel bilgiler Alkol ya da kimyasal
adıyla etil alkolün güçlü teratojen (bebekte anomali yaratan) etkilere
sahip bir madde olduğu bilinmektedir. Bir bardak bira (%5 alkol), bir
kadeh şarap (%10 alkol) ya da alkollü kokteylde (%10 alkol) yaklaşık
15 gram alkol bulunur. Alkol alma "alışkanlığı" günlük 60-90 gram
(1-1,5 litre bira eşdeğeri) alkolün düzenli olarak alınması şeklinde
tarif edilebilir. Günlük 120 gram ve üzeri (2 litre bira ve üzeri)
alkolün düzenli olarak alınması ise alkolizm olarak değerlendirilir.
Gebelikte alınan alkolün bebek üzerindeki etkileri Alkol anne kanından
plasenta yoluyla direkt bebeğin kanına geçer ve anne kanındaki
miktarla eşitlenir.
Gebeliğin erken dönemlerinde alınan alkol direkt olarak embriyo
üzerine olan etkisiyle düşüğe, organ gelişimi döneminde hücreler
üzerindeki etkileriyle çeşitli organlarda gelişim kusurlarına,
gebeliğin ikinci trimesterinden itibaren hücre çoğalmasının hızlı
olduğu dönemde hücrelerdeki toksik (zehirli) etkisiyle santral sinir
sistemi hasarlarına neden olabilmektedir. Gebeliğin her döneminde
alkolün etkisine bağlı olarak bebeğin ölme riski artar. Günlük alınan
alkol miktarı arttıkça bebekte istenmeyen durumların oluşma riski
doğrusal bir ilişki içinde artar. Ancak günlük alınabilecek miktar
için güvenli bir alt sınır henüz belirlenmiş değildir ve gelecekte de
belirlenmesi ihtimal dahilinde gözükmemektedir. Gebelikte alınan alkol
bebekte düşük doğum tartısından başlayan ve zeka geriliği gibi ciddi
sekellere kadar uzanabilen bir spektrum üzerinde etkiler gösterebilir.
Alkolün bebek üzerinde yarattığı en ileri normal dışı durum Fetal
Alkol Sendromu olarak tanımlanır.
Dünyada 1000 canlı doğumdan ikisinde fetal alkol sendromu olduğu
tahmin edilmektedir. Fetal alkol sendromu (FAS) Fetal alkol sendromu,
bebeğin doğmadan önceki dönemde sürekli ve yoğun bir şekilde alkole
maruz kalması sonucu oluşan belirtiler topluluğudur. Belirtiler ilk
kez 1973 yılında tanımlanmış ve alkolik anne adaylarının bebeklerinde
görülen bu ortak belirtiler bir sendrom olarak betimlenmeye
başlamıştır. Sendromun en belirgin özellikleri bebekte intrauterin
gelişme geriliği (bebek doğmadan önce oluşan gelişme geriliği), bebek
büyüdükçe fark edilen gelişme geriliği, zeka geriliği, çeşitli
davranış bozuklukları ve normal dışı yüz görünümüdür. Fetal alkol
sendromlu çocukların tipik bir yüz görünümleri vardır: en sık
rastlanan baş-yüz kusurları mikrosefali (başın ufak olması), filtrum
(üstdudak-burun arası oluk) yokluğu, ince üstdudak, yassı burun
kemeri, mikrognati (ufak çene), mikroftalmi (ufak gözler), kısa burun,
gözkapaklarının anormal şekilli olmasıdır.
Bunu dışında kalp anomalileri, omurilik anomalileri, kol-bacak
anomalileri, genital sistem ve böbrek anomalileri, kulak anomalileri,
göğüs kafesi şekil bozuklukları da sendromun bir parçası olarak
görülebilmektedir. Doğumda hiçbir bulgu göstermeyen bebeklerde bile
büyüdükçe gelişme geriliği barizleşebilmekte ve alkole bağlı diğer
etkilerin gözlenmesi bebeğin iki yaşına geldiği döneme kadar
gecikebilmektedir. Fetal alkol sendromlu bireyler yaşıtlarından daha
ufak yapılı, IQ seviyeleri daha düşük, çeşitli davranış bozuklukları
(aşırı aktivite, dikkat toplayamama gibi) gösteren bireyler olarak
yaşamlarını sürdürürler.
Alkol dozu ile bebekte istenmeyen durumlar arasındaki ilişki
Bebekte anomali yaratmak için yeterli en az miktarı belirlemek
olanaksız olmasına karşın tüm gebelik boyunca düzenli olarak günlük 90
miligram alkole eşdeğer içki kullanan anne adaylarında fetal alkol
sendromu belirtileri görülme riski önemli oranda artar. Bariz alkolik
anne adaylarının bebeklerinin yaklaşık %30-40'ında fetal alkol
sendromu görülmektedir. Günde 2-3 bardak alkollü içkiyi düzenli olarak
kullanan anne adaylarının bebeklerinde bu oran %10'a düşer. Fetal
alkol sendromu tüm gebelik boyunca ve özellikle de gebeliğin ikinci
yarısından itibaren yüksek miktarlarda alkol kullanan anne adaylarının
bebeklerinde daha sık gözlenmektedir.
Hücrelerin hızla çoğaldığı gebeliğin bu ikinci döneminde alkol
hücreler üzerindeki toksik (zehirleyici) etkileri nedeniyle başta
sinir sistemi olmak üzere diğer organlarda gelişim bozukluklarına
neden olmaktadır. Daha az miktarlarda alkol kullanan anne adaylarında
ise sendrom tümüyle ortaya çıkmasa da fetal alkol etkileri (FAE) adı
verilen sendromun daha hafif şekli ortaya çıkabilir. Burada fetal
alkol sendromunun belirtilerinin bir kısmının olmaması, olanların da
daha hafif olması söz konusudur. Anne adaylarına öneriler İnsanlarda
alkol kullanımı ve gebelik üzerine olan etkilerle ilgili çalışma
yapılamadığından alkolün gebelikte bebek üzerindeki etkileri ancak
hayvan deneyleriyle tahmin edilebilir.
Hayvanlarda tek doz olarak verilen yüksek miktarda alkolün düşük,
gelişme geriliği ve baş ve yüz anomalileri gibi fetal alkol sendromunu
andıran etkiler yaptığı gözlenmektedir. Bu çalışmaların insanlara tam
olarak uyarılamaz olmasıyla birlikte şu an için "sosyal" içiciliğin
(yani arada sırada alkol almanın) bile gebelik döneminde bebek
üzerinde etkileri tam olarak bilinemediğinden gebeliğinizi
planlandığız andan itibaren ve tüm gebelik boyunca alkol kullanımından
kaçınınız. Gebelik döneminde halihazırda alkol kullanmakta olan anne
adaylarının da alkolü hemen bırakmaları gebelik haftasının
erkenliğiyle doğru orantılı bir şekilde bebeklerinin alkolden
etkilenme riskini azaltacaktır. |